PIRLANTA HAKKINDA
- Zamanın başlangıcından bugüne elmasın serüveni
Neredeyse zamanın başlangıcında oluşmuş elmas, doğada milyarlarca yıl süren zorlu ve hayret uyandıracak bir yolculuğa çıkmıştır. Yer kabuğunun derinliklerinde son derece yüksek ısı ve basınç altında kristalleşen elmas volkanik lavların yardımıyla yeryüzüne taşındı. Ardından binlerce yıl doğanın yıpratıcı etkileriyle karşı karşıya kalan elmaslardan sadece az bir kısmı bu çetin yolculuğa sabırla dayandı.
Hindistan’da 2800 yıldan daha uzun bir süre önce başlayan ilk elmas madenciliği, günümüzde modern yöntemler kullanılarak yapılsa da hala çok zorlu bir iş. Tek bir elması bulmak için bir ev dolusu toprağın elenmesi gerekiyor. Bulunanların da sadece çok küçük bir oranı kesilip cilalanarak mücevhere monte edilebilecek boyut ve nitelikte getirilebiliyor.
- Pırlanta nasıl kesiliyor?
Elmas kesimi iyi derecede beceri yanında, hayal gücünün sınırsızlığı ve sabrın sınırı ile yapılan çok hassas bir iştir. Eski zamanlarda ilk mücevherler, montürlerin derinliklerine yerleştirilen elmaslarla oluşturuluyor. Sadece üst yüzeyleri dışarıda kaldığı için yumuşak parlaklığı, karanlık ve gizemli gözükmelerine engel olamıyor.
14. yüzyıldan itibaren taşların ışık saçması için sanatkarlar kesme ve cilalama teknikleri geliştirmeye başlamışlardır. Günümüzde ustaların geleneksek kesim yöntemleri yerini bilgisayar teknolojisine bırakmıştır.
- Tarihte pırlanta
İnsanlar tarih boyunca hiçbir aletin kesemediği, en sıcak ateşin bile üzerinde en ufak bir iz bırakamadığı elmasın, doğaüstü yeteneklere sahip olduğuna inandı.
Elmaslar Yunanlılara göre tanrıların gözyaşlarıydı. Romalılar yıldızlardan kopan parçalar, Hintlilerse hastalıkları, hırsızları ve şeytanın güçlerini defeden şans tılsımları olduklarına inanırlardı. Rahatsızlıkları iyileştirdiğine ve bilgelik güçlerine sahip taşlar olduğuna inanılan elmasların etrafında dönen efsaneler ve bu sihir, onu çok istenen bir tas haline getirdi. Eski krallar savaşlarda elmas takarlardı; kraliçeler ve cariyeler güç ve ihtiras simgesi olarak elmasa sahip olmak isterlerdi.
Eşsiz, değerli ve yok edilemez olan elmas, yüzyıllarca aşkı simgelemek için kullanılmıştır. Günümüzde dünyanın her yerinde, aşk ve bağlılığın simgesi olarak pırlanta yüzük armağan etme geleneği yayılmıştır. Nasıl olursa olsun, özel bir gün pırlanta ile kutlanınca unutulmaz hale gelir. Ne de olsa, pırlanta sonsuzluktan bir parçadır.
- Elmas ile pırlanta arasındaki fark
Pırlantanın işlenmeden önceki ham haline elmas denir. Elmas ile pırlanta arasındaki en belirleyici fark kesimleridir. Değerli taşlar arasında en eskisi elmas olmasına rağmen, pırlanta daha değerli ve pahalıdır.
Gül kesim olarak adlandırılan kesim şekli çoğunlukla elmaslarda kullanılır. Elmas kesimi olarak da bilinen bu yöntemde, taşın altı kısmı pırlantanın aksine düzdür. 12 ila 37 arasında değişen faset sayısı vardır. Elmasa çarpan ışık yüzeyden yansıdığı için, pırlantadaki kadar ışıltı oluşamaz.
- Az bilinenler
- En genç elmas 900 milyon yaşında, en yaşlısı da 3.2 milyar yaşındadır.
- Elmas, yeryüzündeki en sert madenden 58 misli daha serttir.
- Bir elması sadece başka bir elmas kesebilir.
- Elmaslar, orijinal ağırlığının ortalama olarak yarısından fazlasını kesme ve cilalama sırasında kaybetmektedir.
- Mücevher haline getirilen pırlantaların yalnızca %5’inden azı bir karatın üzerinde bir ağırlığa sahiptir.
- Elmas her renkte olabilir. En nadir bulunanı ise kırmızıdır.
- Elmas müzayedelerinde karat başına ödenen en yüksek fiyat, morumsu kırmızı renkte, 0.95 karat ağırlığında bir elmas için 1 milyon dolar olmuştur.
- Zamanın başlangıcından beri tıraşlanmış olan tüm pırlantalar toplanmış olsaydı, sadece bir tane çift katlı otobüs doldurulabilirdi.
- Elmas’ın İngilizcesi olan “diamond” kelimesi Yunanca’da “fethedilemez” anlamına gelen “adamas”tan türetilmiştir.
- “Karat” kelimesi, eski çağlarda kıymetli taşları tartmak için ağırlık ölçüsü olarak kullanılan “carob” (keçiboynuzu) tohumundan gelmektedir.
- Sol elin dördüncü parmağına yüzük takma geleneği ise, Eski Mısırlıların “vena amoris”in (aşk damarı) bu parmaktan doğrudan kalbe ulaştığına olan inançlarından gelmektedir.
- Pırlanta (brillant), 1919'da Marcel Tolkowsky tarafından yaratılan kesime verilen isimdir. Işığın taşın içinde kırılıp, olağanüstü parlaklık vererek geri yansımasını sağlayan kesimle, pek çok değişik biçim elde etmek mümkündür. Ancak en çok kullanılan 57 yüzeyli yuvarlak kesim yanında oval, damla, markiz, kalp, baget kesimler de vardır.
|